Gezilerim: 3. Bölüm

Madem taslaklardan başladım, o zaman taslaklardan devam edebilirim. Kısa da olsa Slovakya’nın başkenti olan Bratislava’ya yaptığım geziden bahsedebilirim. Hazır mısınız?

IMG-20190208-WA0067

Bratislava, diğer Avrupa şehirlerinin yanında küçük ve gösterişsiz kalan ama samimiyet duygusunu da sonuna kadar hissettiren tatlı bir şehir. Tabii ben kışın ortasında seyahat ettiğim için soğuğundan da nasibimi aldım. Ama  soğuk konusunda Prag, Budapeşte ve de Perugia ile yarışması pek de mümkün değil. Şu an İstanbul sıcağında kavruluyor olmama rağmen, saydığım şehirlerin soğuğunu hatırlayınca biraz serinlik çöktü sanki bana =)) Bundan sonra her gece en az on dakika geçirdiğim bu buz gibi kışı hatırlayacağım.

Bratislava diyince aklıma gelen ilk şey çok güzel bir ırk olmaları! Gerçekten çok güzeller! Kadın, erkek, yaşlı, genç, çoluk çocuk kalemle çizilmiş gibiler. Arkadaşlar gerçekten bir baktığıma bir daha baktım, bir ırkın bütün insanları güzel olur mu? Vallahi olurmuş! Sapık gibi kimsenin ardına düşüp fotoğrafını çekmedim tabii. Şimdi düşünüyorum da sırf bizim sülalenin soyağacına güzellikle katkıda bulunayım diye adamlardan birini kaçırıverseydim keşke! Off aklım hep sonradan geliyor!

IMG-20190208-WA0058

Çok da cömertler insanlardı biliyor musunuz? Seyahatte yanımda olan Meltem’le komik bir sigara maceramız oldu. Gerçi komik o kadar çok maceramız oldu ki ahahaha. Neyse konuya dönüyorum. Çok uzuuun bir yol yürüdükten sonra, sigara ya da tütün alacak hiçbir yer bulamadan anıt mezar alanı olan Slavin Tepesi’ne çıktık. Çıktık ama ne çıkış! En az 40 dakika falan yürümüşüz olabiliriz. Tütün satan bir yer, bir market ha bulduk ha bulacağız derken akşamı ettik zaten. Hiçbir yer de bulamadık. Sonunda İkinci dünya Savaşı döneminden kalan Slavin’e vardığımızda genç ve sigara içen bir gruba rastladık. Muhtemelen lise öğrencisi ya da maksimum mezunuydular yaş skalası olarak. Onlara yaklaşıp sadece bir sigara istedik (abii bi sigaran var mı abiiii dilenci değiliz, turistiz abiii skgfjlskgjsl), bize yeni açılmış paketlerini verdiler. Biz tabii paketi almayı pek istemedik, ısrar ettiklerinde de çok mahçup olduk.

Sigara diyip geçmeyin burada da pahalı tabii ama orada paketlerin tanesi 5-8 euro arasında değişiyor. Öğrenci olduğunuzu ve o dönem için 7 ile çarptığınızı düşününce kalbiniz kırılmıyor mu gerçekten? Neyse biraz sohbet ettikten sonra giderken bize sigarayı veren genç çocuk şöyle söyledi “Türkiye’ye döndüğünüzde Slovaklar çok iyi insanlar dersiniz, olur mu?” Ne tatlı değil mi? O gence verdiğim sözü tutuyorum ve buradan bildiriyorum, Slovaklar gerçekten çok tatlı insanlar! Güzel/yakışıklı olmaları dışında tabii, o durum apayrı. Yalnız, buraya gelip, bizim liseli yaş grubumuzla karşılaşan turistler ne düşünüyor acaba, merak ettim şimdi.

IMG_20190208_164655_157

İki gece kaldığım Bratislava, diğer Avrupa şehirlerine göre uygundu da aynı zamanda. Kalacak yerinden tutun da, yeme içmesine, marketine, mağazalarına kadar her şey uygundu. Turistik alanlar dahil pek kalabalık değildi. Tabii şubat ayında orada olduğumu yeniden hatırlatmak isterim, belki mevsimine göre farklılık gösteriyor olabilir. Tuna Nehri’ni izlemek inanılmaz keyifliydi. Büyük bir skandal olay da yaşadık ama o skandal bizimle beraber ölüp gidecek muhtemelen. Ama hayatımda yaşadığım en trajikomik olaylardan biriydi sanırım. Ah Meltem ah ne komik kızsın sen ahahahahaha

IMG-20190209-WA0016

Tuna Nehri geçtiği her şehirde şehri ikiye bölüyor, her bir şehirde farklı köprüler iki yakasını buluşturuyor. Her biri ayrı güzeldi ve şehrin dokusuna olukça uygundu. Yemyeşil parkları, bahçeleri vardı. Biz Bratislava’yı gezmeyi seçerken Viyana’ya yakın uygun bir yerde kalmak istediğimiz ve öyle bir yer aradığımız için seçmiştik. En uygun fiyatlı biletler Bratislava’yaydı. İyi ki de gitmişiz. Orayı gezerken ki hislerimi, anılarımızı, bize sigarayı veren çocuğu asla unutmayacağım.

IMG-20190209-WA0007

Bratislava daha önce de bahsettiğim gibi, diğer Avrupa şehirleri gibi değil. Küçük, kendi halinde, popüler tanımla belki de butik denebilecek bir şehir. Nüfusu az olduğu gibi, ilgililerin görmek isteyeceği tarihi ve kültürel yapı sayısı da az. Şehrin meydanını gezmek çok kolay ve kısa sürüyor. UFO Gözlem Merkezi’nden kaldığımız hostel arasındaki güzergaha kısa bir süre içinde bir kaç kere gidip geldik, sanırım adım atmadığımız sokağı kalmadı. Ayrıca Tuna kıyısındaki yollar da yürüyüş için çok uygundu. Erken saatlerde yürüyüşe koşuya gelen, köpeğini gezdiren bir çok insan vardı. Bir yerde yabancıyken, yerlilerin hayatının akmasını izlemeyi gerçekten çok seviyorum.

Kafa dinlemek, kendinizi keşfetmek, güzel yürüyüşler yapmak sizi cezbetmiyorsa,  Prag’dan ya da Budapeşte’den ya da Viyana’dan sonra Bratislava’ya geçerseniz aradığınızı bulamayabilirsiniz. Aradığınız şeye göre de değişir tabii ama benden söylemesi.

fundaninharikalardiyari.wordpress.com – © 2019 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s