23. Gün: Birine Mektup, Kime Olursa

Hayatta tesadüf yok gerçekten 🙂

Bir süredir buraya geri dönüp bir şeyler yazmak istiyordum. Malum neredeyse bir sene geçmiş buralara uğramayışımın üstünden. Az önce taslaklara baktığımda fark ettim ki, en son takip ettiğim listenin 23. günü olarak bunu bırakmışım. Şaşırdım, çünkü şu an böyle bir şeye o kadar ihtiyacım vardı ki anlatamam.

Konu insanlar, konu ilişkiler, konu çıkar, konu korkaklık, konu insanların gözlerini kırpmadan yapabilecekleri, konu benim kimseye güvenmediğimi iddia etmem ve sonunda hep yanlış insanlara güvenmem…

Yine bugünlerden, bu haftalardan birindeyiz. Yine yanlış birine güvendim. Bu mektup ona olsun 🙂

X, hadi sana x diyelim. Sevgili X,
Arkadaş olduğumuzu düşündüğüm için bu kadar yanılacağımı biri bana söyleseydi, ona hayatta inanmazdım. Hatta kızardım ve bunu bana söylediğine onu pişman ederdim. Derdim senin için yaptığım onca şeyin hesabını sormak falan değil. Kimseye bir şey yaparken, bu da bana karşılığını verir mi acaba diyerek yapmıyorum sonuçta. Derdim sana kızmak da değil. Derdim seni anlamak. Belli ki hayatın boyunca anlaşılamamış ve karşılığında da kimseyi anlayamamışın. Beni dahil 🙂

Derdim hayal kırıklığımı biraz azaltman, bana kendi açından olayları anlatman, neden yaptığını söylemen. Beni kötü niyetli mi sandın? Yaptığım bir şeye mi kızdın? Bana bunlardan neden hiç bahsetmedin? Madem benimle ilgili bunları düşünüyordun, gerçekten benimle neden hiç paylaşmadın? Ben seni bana evinde yaptığın büyük ayıba rağmen affetmiştim. Buna mı içerledin? Kimi insanlara haddinden fazla ya da işte kaldıramayacağı iyilikleri yaptığımızda, içerlediğini ve kendini kötü hissetmeye başladığını okumuştum. Senle olan durum da bunun bir örneği mi yoksa?

Ben zaten bana bunu yapabilecek kişinin kim olduğunu düşündüğümde, sen olduğu sonucuna ulaşmıştım ilk olarak. Adını geçirdiğim diğer arkadaşın dünyadan haberi yoktu. Sonrasında dile getirdiğim şeyleri sadece sen biliyordun 🙂 Sadece dile gel ve benimle konuşabileceğini anla diye yapmıştım. İşi hiç ummadığım o saçma yere taşıyabileceğini asla düşünmemiştim. Bu da yine benim yanlış kişiye güvendiğimi anlamama neden oldu. Kalkıp bir de masum birinin üstüne atmaya çalıştın, ana inanamıyorum. Beni gerçekten kellemi isteyen tek insanın avuçlarına bıraktın. Sonuçlarının ne olacağını bile bile. O da zaten yemeden içmeden bambaşka bir yere taşıdı olayları ama binlerce kez şükürler olsun ki olaylar onun istediği şekilde sonuçlanmadı. Benim hayrıma oldu bile diyebilirim. Hem senin gerçek yüzünü (gerçekten çok üzülüp bin bir parça olarak) öğrendim, hem de birinin benimle ilgili harika düşüncelere sahip olduğunu öğrendim.

Hani İngilizce’de bir deyim var ya, sen daha iyi bilirsin tabi, neticede ihtisasın, “Fool me once shame on you, fool me twice shame on me” diye. Bu yaptığın sanırım 3. oldu bana, enayiliğime de doymayayım 😀 Hani ilk ikisi küçük ve tolare edilebilir şeylerdi ama üçüncüsünün çok daha büyük ve kötü sonuçları olabilirdi. Şimdi yazıyorsun oradan buradan, ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorsun. Bu şey gibi sanırım, katilin cinayet mahalline dönmesi gibi bir şey sanırım. Ne diyeyim umarım buraya da bakarsın da en azından SEN OLDUĞUNU BİLDİĞİMİ buradan anlarsın. Sonra da lütfen beni rahat bırak, olur mu? Hayat zaten böyle basit ayak oyunları olmadan da zor hepimiz için. Sessizce hayatımdan çık ve git, böyle şeylerden zevk alan birileriyle oyna bu tarz oyunları.

fundaninharikalardiyari.com – © 2022 – Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Yorum Bırakabilirsin

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s